21.4.08

-yalnız-

yaşamda kimse paylaşmayacak -- paylaşamayacak --
senin tutkularını: onları, hep, yaşayıp yaşayıp,
unutacaksın.

yalnız, yaşayacaksın;
yalnız yaşayacaksın...

10.1.08

Mezbaha No. 5

Yaralı ve cesetlerle dolu delik deşik Amerikan uçakları, İngiltere'deki bir havalimanından geri geri havalandılar. Fransa üzerindeyken bir kaç Alman avcı uçağı onlara doğru geri geri uçarak, kiminin gövdesinden, kimisininde mürettebatından mermi ve fişek parçaları soğurdular. Yere çakılmış Amerikan bombardıman uçaklarına da aynı şeyi yaptılar ve sonra onlar da geri geri havalanıp filoya katıldılar.

Filo, alevler içindeki bir Alman şehrinin üzerinden geri geri uçtu. Uçaklar bomba yuvalarının kapaklarını açtılar ve alevleri küçültüp silindir şeklindeki çelik konteynerlere dolduran, ardından da bunları ta uçakların karnına kadar çeken mucizevi bir manyetizma sergilediler. Çelik konteynerler düzenli bir şekilde yuvalarına diziliverdiler. Aşağıda Almanların da mucizevi makineleri vardı; uzun ve çelik tüpler. Uçaklardan ve mürettebatlarından mermi ve fişek parçaları soğurmak için kullanıyorlardı bunları. Yine de Amerikalıların halen bir kaç yaralısı vardı ve bombardıman uçaklarının bir kısmı da oldukça kötü durumdaydı. Fakat Fransa üzerinde Alman avcı uçakları yeniden belirerek, herkesi ve her şeyi gıcır gıcır, yepyeni yapıverdiler.

24.11.07

namus ehli insanlar

Öte yandan eczâcı Levi'yi suçlamak da doğru olmazdı. Çünkü, gelen talep doğrultusunda piyasaya sürdüğü ve ayrıca engereğinkinden bile daha etkili olduğuna kalıbını bastığı zehirli müstahzarları satın alan namus ehli insanlarla; meselâ babasının servetine konmak isteyen hayırsız evlâtlar, oğullarının zâlimliğinden ve müsrifliğinden illallah demiş üvey babalar ve kocalarının nemrutluğundan bıktıklarından biricik sevgililerine kavuşmak için yanıp tutuşan iffetli kadınlarla belki de fazlaca sıkı fıkı ve içli dışlı olması sonucudur ki, bu kadar katı ve hissiz olmuştu.


16.11.07

Şaka

...alçak barakalardan oluşan bu çirkin semtlerin eskiden canlı kırsal bölgeler olan bu yerlere hiç uymadığı gibi, ben de buralara uymuyordum; ve bu yerlere ait olmadığım için de gerçek yerimin burada, bu şarşırtıcı, uyumsuzluklar metropolünde olduğunun bilincine vardım. Birbirine yabancı olan her şeyi amansızca bir kucaklayışla birbirine bağlayan bu tuhaf kentteydi benim yerim...

14.11.07

Lüzumsuz adam

...Kimdir bu sokakları dolduran adamlar? Bu koca şehir, ne kadar birbirine yabancı insanlarla dolu. Sevişemeyecek olduktan sonra neden insanlar böyle birbiri içine giren şehirler yapmışlar? Aklım ermiyor...

...Lakerda; şişman, esmer bir Rum kadının kaba ve oyluk etleri gibidir...

8.11.07

Spinoza

...Ama insanlar sadece bununla kalmazlar; hayata karşı kin ve utanç duyan insan, giderek ölüme daha çok tapan, despot ile kölenin, papaz, yargıç ve askerin kutsal birliğini oluşturan, daima hayatın ensesinde, onu sakatlayan ya da yavaş yavaş öldüren, yasalarla, mallarla, görevlerle, imparatorluklarla onun üstüne çullanan ya da boğmakla uğraşan özkıyım içindeki bir insan: İşte Spinoza'nın dünyaya koyduğu tanı, evrene ve insanlığa ihanet...

16.10.07

ayrılık

ayrılık ne biliyor musun? ne araya yolların girmesi, ne kapanan kapılar, ne yıldız kayması gecede, ne güz, ne ceplerde tren tarifesi, ne de turna katarı gökte...

insanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık.